Kahvenin Ortaya çıkışı ile ilgili efsaneler

1450 den önce kahve kullanımına ilişkin bilgiler son derece muğlak olduğundan ,yitip gitmiş olan bilginin yerinde fantezi yüklü efsaneler ve binbir gece öyküleri cirit atar.Bu öykülerin 3 varyasyonu vardır.Bunların en tanınmışı 1671’de Banesius adında bir filolog tarafından Roma’da yayınlanmıştır.Yazar Suriye kökenlidir.Bu versiyonun temel motifi ,kahve bitkisindeki uyarıcı etkinin ,bir büyükbaş hayvan sürüsünün tuhaf davranışları sayesinde keşfedilmiş olmasıdır.Yemendeki bir hristiyan manastırının çobanı ,keşişlere hayvanların geceleri uyuyamadıklarından yakınır.Hayvanlar gece boyunca oradan oraya hoplayıp zıplıyor ve yedinci günde bile en ufak bir yorgunluk belirtisi göstermiyorlardır.Manastırın idarecisi ihayvanların bu davranışının nedenini yedikleri şeyde aramak gerektiğini söyler.Bunun üzerine çoban ve iki keşiş yola koyulurlar ve sürünün otladığı yerlerde ,daha önce bilmedikleri çalı türünden bir bitkiye rastlarlar.Bu kyu yeşil çalının küçük beyaz çiçekli ,meyveye durmuş dallarından birkaçını koparırlar.Yanlarında getirdikleri bu dallardan ,özellikle koyu kırmızı ,mora çalan taneciklerden bir içecek hazırlayıp tadına bakarlar.Sonunda bütün geceyi en ufak bir uyku gereksinimi duymadan ,canlı ve neşeli bir ruh hali içinde geçirirler.Ogünden beri keşişlerin gecenin belirli saatlerinde dua etmeyi ve nöbet tutmayı gerektiren manastır kurallarına uymalarını kolaylaştırmak için ,manastırlarda bu “meyve suyu”nu pişirmek adet olmuştur.Bu bitkinin sert çekirdeğinin kaynatılmasıyla elde edilen sıvı,çeşitli rahatsızlıklara da iyi geliyor gibidir.Tüm bu mükemmel özellikler manastır idarecisine misafir oldukları sırada bu içecekten içen bazı tüccarların da dikkatini çeker.Tüccarlar bu çekirdeğin ticaretini yapmaya başlarlar ve böylelikle komşu vilayetler de harika siyah meyve suyundan yavaş yavaş haberdar olurlar;sonunda bu bilgi tüm Doğuya yayılır.

İkinci efsane çevriminin motifi “Ömer’in çölde hayatının kurtarılması”dır.Ömer diye biri(13.yy ortası)bir iftira yüzünden haksız yere mahkum edilmiş ve vahşi,ücra bir taş çölüne sürgün edilmiştir.bu çölde yenilebilir hiç bir şey yetişmemektedir.Çok zor durumda kalan Ömer ,taşların arasında yetişen hiç bilmediği bir çalının tanelerini toplar ,suda kaynatır ve içer.Ömer ve açlıktan ölmek üzere olan arkadaşları derhal eski canlılıklarına kavuşurlar.Çölde dolaşan cüzamlı birkaç adam da yanlarına yanaşır.Ömer onlara da bu içecekten verir ve cüzamlılar iyileşir.Tanelerden kaynatılan içecek sayesinde gerçekleşen bu mucizevi iyileşme olayı halifenin de kulağına gider;halife bu olayda Allah’ın kudretini görür ve Ömer’in masum olduğunu anlar.Ömer’in yurduna geri dönmesine izin verilir;halife Ömer’i unvanlarla donatır ve ona bir saray hediye eder.

Kahvenin kökeni hakkındaki üçüncü efsane,doğrudan doğruya peygamberle ilişkilendirilir.Hz.Muhammed,müminlere sarhoşluk veren içkileri yasaklamıştır.Peygamberin ,bin yıllık bira ve şarap içme alışkanlığının yerine geçecek bir içecek önermesinden daha mantıklı ne olabilir.Doğulu öykü anlatıcıları ,büyük peygamberlerinin amansız bir hastalığa yakalandığını kulaktan kulağa anlatırlar.Bunun üzerine,başmelek Cebrail,bu defa elinde dumanı tüten ,koyu renkli bir sıvıyladolu bir kapla peygambere görünür.Hz.Muhammed bu içeceği içer ve sağlığına kavuşur.


  1. Yemen’deki belirli sufi tarikatlarının müritleri arasında 15.yüzyılın birinci,ikinci ya da daha zayıf ihtimalle üçüncü çeyreğindeuyarıcı bir bitkisel maddeden yapılma bir içeceğin yaygınlaştığı anlaşılmaktadır.Bu içeceğin kullanılışı muhtemelenŞaziliye tarikatına mensup bir sufi şeyhiyle başlamış olabilir.

  2. 15.yüzyılın üçüncü çeyreğindeki bir tarihe gelindiğinde ,söz konusu kahve çekirdeğinin bir bölümünden ya da bölümlerinden yapılmaktaydı.Çoğunlukla bu yenilik 1470-71 dolaylarında ölen din bilgini ve sufi Muhammed ez-Zebhani’ye dayandırılmaktadır.Yeni tür kahveyi içme alışkanlığına bizzat Zebhani öncülük etmişse bile ,bunun en azından yetişkinlik dönemine rastladığı kesindir.

  3. Kahve önce Yemen’de yaygınlaşmaya başladı.

  4. Her ne kadar tartışmaya açık başka noktalar varsa da ,kahve alışkanlığının başlaması hemen her zaman tarikatlara bağlanmaktadır.

  5. Tezkire yazarı Necmeddin’in kardeşi Ebu’l Tayyib el-Gazzi Hz.Süleymanın kahveyi kullanan ilk kişi olarak gösterildiği söylentiyi aktarır.(İbnü’l-İmad’dan alıntı).Bu söylentiye göre Hz.Süleyman yolculukları sırasında bir kasabaya uğrar ve sakinlerinin bilinmeyen bir hastalığa yakalandığını görür.Cebrailin buyruğu üzerine “Yemen’den gelen “kahve çekirdeklerini kavurur ve bundan bir içecek hazırlar.İçeceğin verildiği hastalar iyileşerek hastalıktan kurtulur.Anlatımın sonunda kahvenin daha sonra bütünüyle unutulduğu ve 16.yüzyıl başlarında yeniden ortaya çıktığı belirtilir.

  6. İbn Abdülgaffar a göre 16.yüzyılın ilk onyılı içerisindeki bir tarihte el-esher ilahiyat külliyesinin Yemen kısmında kahve içilmeye başlandı.